Üniversite öğrencileri bir zamanlar gecekondu mahallelerinin en önemli bileşeniydi. Üniversite öğrencilerinden oluşan aydın bir zümre, alışılagelmişin aksine kendilerini halktan kopuk ve halkın üstünde görmüyordu; onlar da halkın bir parçasıydılar ve halkın sorunları kendi sorunlarıyla aynıydı. Milli Kalkınma hamlesi köylerde yaşayan yoksul halka şehirlerde iş ve daha iyi bir yaşam umudu sunuyordu. Kentlere köylerinden gelen yoksul halkın yardımına sırtlarında parkaları ve gözlerinde bağımsız Türkiye şiarıyla üniversite öğrencileri koştu. Beraber türkü söylediler yapıları yükseltirken, öğrenci de şehrin yeni konuğu da umutlarını anlattı birbirlerine. Paylaştıkları umutları, Türkiye’de bağımsızlık söyleminin en yükseğe çıktığı, köyde ve kentte yaşayan emekçilerin milyonlarcasının talan ve sömürü düzenine dur dediği dönemi yarattı.

Aydınlık vaat eden günler, 12 Eylül generallerinin taşeronluğunda karanlığa gömüldü. Halkla yan yana duran gençler terörist ilan edildiler. Yoksul ve yalnız halk, sömürü ve baskı düzeninin çarkları altında dönüştürülmeye başlandı. Yeşil kuşak projesi için dini duyguların istismarı üzerine İmam Hatip liseleri ile başlayan dönüştürme operasyonu, medyanın lümpen kültürü pompalamasıyla devam etti. 12 Eylül darbesi, 30 yıl sonra tarikatların kıskacında baskı ve sömürüye boyun eğerek yaşayan yoksul halk ile gelecekten beklentisi olmayan, tek umudunu şans oyunlarına bırakmış, karşılıksız bir şey yapılmayacağını düşünen bir kuşak yarattı.

12 Eylül taşeronlarının unuttuğu bir nokta vardı; önüne hangi engeli koyarsan koy, su çatlağını bulur ve akar. Gençliğin haksızlıklara ve sömürüye karşı çıkma, daha eşit ve adil bir dünyada yaşama, ezilenlerin yanında olma eğilimi engellenebilir, değiştirilebilir bir dürtü değildir. Dünyayı değiştirme duygusu, temel bir içgüdüdür.

Ankara Gönüllü Takımı, suyun çatlağını ODTÜ Mezunları Derneği içinde bulmuş halidir. ODTÜ öğrencisi gençlerin, yoksul halkın yanında olmak isteğinin bir ürünüdür. Mahallesinden dışarıya adım atmamış çocuklara, dünyayı götürmeye çalışmaktır. Çocukların dünyasını onlar gibi görmek onlar gibi düşünmektir. Yoksul çocuklara her yerde karşılıksız bir şey yapılmayacağı öğretilirken, Don Kişot gibi atılmaktır “Hayır, yalan söylüyorsunuz” diye. Hayatta maddiyattan daha değerli şeylerin olduğunu ispatlamaktır, her solukta başka türlü bir şeyler istemektir. Ankara Gönüllü Takımı, daha eşit ve daha güzel bir dünya hayalinin 30 yıl önceki gibi var olduğunun kanıtıdır.

ODTÜ Mezunları Derneği, öğrencilerimiz Ankara Gönüllü Takımı çalışmasını yapmak düşüncesiyle derneğe adım attıkları gün mümkün olan tüm olanaklarını sundu. AGT, her geçen gün büyüdü, gönüllü kollektif çalışmanın nasıl yapıldığını daha çok üniversiteliye ve mahallelerdeki kardeşlerimize taşıdı. Her geçen gün yeni projelerle, yeni çalışmalarla karşımıza çıktı. Ankara Gönüllü Takımı Bülteni, AGT çalışmalarının nasıl yürüdüğünü, her etkinliklerde neler yapıldığını, öğrencilerimizin ve kardeşlerin birbirlerini nasıl gördüklerini ve dünyalarının nasıl değiştiğini öğrencilerimizin ve kardeşlerin gözünden açıklayacak ve AGT’nın daha sağlam temeller üzerinde yükselmesini sağlayacaktır.

ODTÜ Mezunları Derneği olarak Ankara Gönüllü Takımı’nın her etkinliğinin destekçisi olmaya devam edeceğiz.

ODTÜ MEZUNLARI DERNEĞİ YÖNETİM KURULU